© 2019 by HAYAL INCEDOGAN. All rights reserved.

 WILD IS THE WIND
ARTUNLIMITED
         

PUBLICATIONS

Şarkılara Sergi Yapmak / ARTUNLIMITED sayı: 20 

                                                                                                       Özgül Kılınçarslan

 

“Wild is the Wind” sergisi ile Nina Simone’un büyüleyici yorumunu bize tekrar hatırlatan Hayal İncedoğan, şarkılarla savrulabilen biri olduğunu, bu nedenle onu sarsacak daha güçlü bir şey çıkana kadar şarkılara sergi yapmaya devam edeceğini söylüyor.

Michel Tournier bir denemesinde “Merdiven götürdüğü yerin öncelemesidir” diyordu. Ne zaman uzun bir merdivenden çıksam bu cümleyi hatırlarım. Az sonra gireceğim atölyenin de aslında bu merdivenlerden başladığını biliyorum.

The dwelling is (the/a) place I may hesitate between worlds
                                                                                                     

                                                                                                       Fatoş Üstek
"Oh well, memories,” said I. “Yes, even remembering in itself is sad, yet how much more its object! Don’t let yourself in for things like that, it’s not for you and it’s not for me. It only weakens one’s present position without strengthening the former one —nothing is more obvious— quite apart from the fact that the former one doesn’t need strengthening."                                                                                                                                                                                                            

                                                                                                       Franz Kafka
The threshold of change induces a shift of variables in the equations of memory and the self. The conditions of which certain vocabulary is coded face a quake. It is not only the earth that trembles, but the meanings of those words: Love, despair, reality, conflict, impossibility, melancholia, terror, longing, lack, dream, suicide, revenge, death, freedom, journey, urban, solitude, trace, special...

Kasım 2010 Finansbank Private Sanat sayfasında

Didem Yazıcı ile yaptığım söyleşi;

​                                                                                                          Didem Yazıcı

​Your Paintings narrates their own modest stories with literal, restrained and fine aesthetic values. They have the elegance of ‘girl with the pearl earing’ and the responsibility of the conceptual art. What made you paint those abstracted minimal moments?​
Painting is actually an attempt to validate your existence in a different way. I think that art can never be perceived apart from the life itself. Like most artists do, I see painting as a tool in order to express my living experiences. Regarding these experiences, I abstract concepts and forms and try to express them in the language of painting. There are always things that motivate me; the music that I listen to, lyrics of a song, the films that I see, a character or just an ordinary detail that I come across with in my daily life inspire my art works.​

30. Günümüz Sanatçıları Istanbul Sergisi kataloğunda yer alan röportajın metnidir. Akbank Sanat Yayınları, 2011



Yapıtlarınızda çıkış noktası olarak kişisel deneyimleriniz mi, kültürel doku

mu yoksa sosyo-ekonomik ve politik yapı mı ön plana çıkıyor? Sergide yer
alan eserinizde çıkış noktanız neydi ve nasıl bir düşünme sürecinden geçti?



Elbette sanatçı olarak tek bir alan sizi besleyemez ya da bunlardan sadece birini referans alarak üretemezsiniz, ister istemez bulunduğunuz coğrafyanın, kültürel yapının, yeni eğilimlerin, size esin veren işlerin merkezinde yaşayıp üretiyorsunuz. Hayatın kendisi kadar kültürel yapı, sosyal yaşantınız, politika, ekonomi, yaşadığınız şehir, etik ve moral değerler üretiminize yön veriyor.
 

Conversation
 
the 30th contemporary artists istanbul exhibition
 

Gemine Muse Project, Young Artists in European Museums 2005

​          

                                                           Curator of Istanbul Exhibition /  Fulya Erdemci

Hayal Incedogan’ s paper-cut tableau, relates to the memory of the past as well as the future. She selected bird figures from the 18th century ceramic plates in the collection of the Pera Museum as a starting point. In the ceramics, two birds figure are placed on either side of a three., “Three of Life” , that symbolized life and death. Although ceramics are ornamented with colored patterns and executed with a simplified and stylized folk art style, she renders her work with a bird figure and the plants intertwined around it with a supreme purity, delicacy and precision of line without using any colour, totaly in white.

Gemine Muse Project, Young Artists in European Museums
 
 
ARTFULLIVING
          

PORTFOLYO - HAYAL İNCEDOĞAN                                                               www.artfuliiving.com.tr

 

Tuval, resim, fotoğraf, enstalasyon, video ve yeni medya gibi birçok farklı alanda üretimlerini sürdüren genç sanatçı Hayal İncedoğan, kullandığı farklı malzemelerle yeni bir dil oluşturma deneyimi üzerine çalışır.

İlk dönem işleri, çektiği fotoğraflardaki form ve biçimleri soyutlayarak, motifin güncel yorumları üzerinde deneysel bir dille gelişen non-figüratif çalışmalar görülür. Daha sonraki işleri ise, minimal bir tavırla biçimlenen atmosferik tuval resimleri ile farklı materyallerle biçimlenen bir görsel zenginliğe sahiptir.

 
XOXO
The Mag
 
         
Leylak Şarabı  ​
Vol.I /
Lilac Wine Vol.I
         

 ART / INTERVIEW  

 

Yeni sergisi "Leylak Şarabı" art ON'da izleyici ile buluşan İncedoğan'a merak ettiklerimizi sorduk.

 

Öncelikle Hayal İncedoğan kimdir?

Lisans ve yüksek lisans eğitimimi Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim bölümünde yaptım. 2007 yılında New York School of Visual Arts’ın bursuyla ‘Resim ve Yeni Medya’ alanında çalışmak üzere New York’a gittim. 2005 yılından bu yana da Dokuz Eylül Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışıyorum.

 

Text by Hazal Ilgım Çelik / Mar 28, 2014

http://www.xoxothemag.net/post/3845/hayal-incedogan  

LEYLAK ŞARABI VOL.I  KATALOG METNİ

 

Kişisel Olanın Kolektif Sarhoşluğu /  Evrim Altuğ, AICA

 

Hayal İncedoğan’ın aşk temasına odaklandığı ve yağlıboya, fotoğraf, neon ve video yerleştirme gibi farklı biçimlerdeki işlerini kadınsı bir duyarlılıkla bir araya getirdiği ‘Leylak Şarabı’ sergisinde, bariz bir duygusal ‘iklim’ değişikliği hüküm sürüyor.

 

Aslında, aşk ile maruz kaldığımız bu tekinsiz, boşluktaki, ani ‘ara’ iklimde öne çıkan, pembe sarı ve sokulgan ‘Sukulent’ çiçeğinin yılda bir kez uç verdiği, ‘Echeveria’ adlı dikensiz kaktüs bitkisi de, bu iklimde başrolü üstleniyor. Aşkın çilekeş yarı aydınlığı ve gönüllü kuraklığında, yaşam ve ölüme karşı verdiği ödün düzeyince güçlenip, besleniyor ve güzelleşip çoğalıyor.

 

Oldmag
Aralık / 2014
         

 

Artam Global Art & Design sayı:29                              Röportaj: Didem Sandıkçı 

 

Sizi ilk kez Proje4L/Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’ndeki kar taneleri çalışmanızla tanımıştım. Bugün çalışmalarınıza baktığımda aynı çizgide fakat farklı açılımlar, denemeler görüyorum. O zamandan bu yana nasıl gelişti çalışmalarınız, neler değişti, neler aynı kaldı?

 

O dönem, malzemem ağırlıklı olarak resimdi, bugün farklı teknikler ve materyaller girdi üretimimin içine. Dediğiniz gibi aslında aynı çizgide üretiyorum. Yine motif kavramının farklı açılımları üzerine gelişen işler de çıkıyor. Diğer taraftan kendimi sürekli yenilemeye çalışıyorum. Tek bir kavram ya da tek bir malzemeyle üretimimi sınırlandırmıyorum. Daha çok, esinini müzikten alan ve duygusal kodları ağır basan ama bunun yanında tekrar ve motifi kavramsal bir çerçevede işlere yerleştirmeye çalışan bir yaklaşımım var.

 

 

 

 

 

 

 

 

Artam
Global Art 
Design
         
Art Unlimited
Sayı 32
         

OLDMAG.NET

ARALIK 2014

                                                              

Hayal İncedoğan’ı ‘Wild is the Wind / Rüzgar Yabanidir’ (2012) ve ‘Leylak Şarabı Vol.1’ (2014) gibi eski birer klasik olarak hatırlayacağımız şarkılardan esinli sergiler yapan ve güncel sanatın önemli isimleri arasında yer alan genç bir sanatçı olarak tanıyoruz. 

 

Şu günlerde ‘Leylak Şarabı Vol.II’ için hazırlanıyor. Hedefi ‘Leylak Şarabı’ sergi dizisinin her birini dünyanın farklı bir şehrinde yapabilmek ve interaktif projelerle sergiyi yaşayan, bize dokunan ve dokunabileceğimiz bir forma dönüştürebilmek.

 

İlhamını çoğunlukla elektronik müzik, botanik ve edebiyattan aldığını söyleyen sanatçı üzerinde çalıştığı yeni serginin, ilk sergiye kıyasla duygusal şiddeti daha yoğun ve felsefi tarafı daha güçlü bir atmosfere sahip olacağını vurguluyor. 

 

Uzayan Zaman,  Sonsuzun Sesi                                                   Pınar Sönmez

                                                              

Benim için kıymetli bir an ve cümledir. “Bu sergi bende yazma isteği uyandırdı.”

Hayal İncedoğan’ın gördüğüm ilk sergisi ‘Leylak Şarabı Vol.I’i gezdiğim ânı unutmam. Renkten sese, sunumdan etkiye… Çıktığımda, içime özgürlük rüzgârı gibi vuran yazma isteğini de. Zira, içtenlikli ve farklı malzemelerin kullanıldığı eserler, muhatabına özgürlüğü yaşatır.

 

İncedoğan’ın ‘Sonsuzun Sesi’ adlı sergisinde de bu özgürlük alanını yaratmaya vurgu ve bağımsız bir hikaye yazma pratiği sürüyor. Düşle karışan gerçekliğe, farklılığın peşinden gidiş eşlik ediyor.

 

http://issuu.com/artunlimited_tr/docs/artunlimited

 

Turkish Daily News

Pera Museum breathes new life into old art

 

                    ISTANBUL - Turkish Daily News | 12/5/2005 12:00:00 AM | THOMAS GROVE

Gemine Muse, a project of the European Union's Culture 2000 Commission, has linked 108 young artists with 37 museums in nine European countries, allowing museums to exchange pieces.

 

The pieces were created as interpretations of their museum surroundings as much as objects of art. Opposite the museum's Kutahya ceramic tiles collection, Hayal Incedoğan's delicate paper-cut tableau describes the tree of life, a widely used theme in ceramic art. In front of the portraits of Ottoman women, Giulia Caira's video installation shows male hands dressing and undressing a woman, filmed from the back. The third exhibit is Swart's rocking horse gift.

İzmir Kültür platformu, 2016 Yıllığı, Akdeniz Akademisi 

Sanatçı ve akademisyenim. Uzun zamandır İzmir ve İstanbul arası yaşayarak çalışmalarımı sürdürüyorum. İlgi alanlarım daha çok müzik, sinema ve edebiyat, botanik ile de ilgileniyorum. Bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında birçok karma ve kişisel sergi yaptım. Çalışmalarımın çoğu bazı müzeler ve önemli sanat kurumları tarafından gösterildi ve sahiplenildi.

Sanat üretmeye başladığım ilk yıllarda, ağırlıklı olarak motif kavramını biçimsel olarak ele aldığım tuval resimleri yapıyordum.

https://issuu.com/izmirkulturplatformugirisimi7/docs/ikpg_yillik_2016_issuu

İzmir Kültür platformu, Sayı: 3, Akdeniz Akademisi, 2016

Sanatçı ve akademisyenim. Uzun zamandır İzmir ve İstanbul arası yaşayarak çalışmalarımı sürdürüyorum. İlgi alanlarım daha çok müzik, sinema ve edebiyat, botanik ile de ilgileniyorum. Bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında birçok karma ve kişisel sergi yaptım. Çalışmalarımın çoğu bazı müzeler ve önemli sanat kurumları tarafından gösterildi ve sahiplenildi.

Sanat üretmeye başladığım ilk yıllarda, ağırlıklı olarak motif kavramını biçimsel olarak ele aldığım tuval resimleri yapıyordum.

https://issuu.com/izmirkulturplatformugirisimi7/docs/platform_s03_web

İzmir Kültür Platformu
Sayı: 3
         
İzmir Kültür Platformu